Derneğimiz tarafından köyümüze düzenlenecek olan gezi için 28/07/2015 (Salı) tarihinde saat 17:00 de Dernek binamızın önünde otobüs hareket edecektir. Gezi 10 gündür ve ücreti kişi başı 300 TL dir. Geziye katılmayı planlayan dernek üyelerimiz en geç 01/07/2015 tarihine kadar, dernek başkanımız Haydar Bey’e bildirimde bulunmaları gerekmektedir. Siz saygı değer üyelerimize önemle duyurulur. Tel : 0532 271 4358Derneğimiz tarafından köyümüze düzenlenecek olan gezi için 28/07/2015 (Salı) tarihinde saat 17:00 de Dernek binamızın önünde otobüs hareket edecektir. Gezi 10 gündür ve ücreti kişi başı 300 TL dir. Geziye katılmayı planlayan dernek üyelerimiz en geç 01/07/2015 tarihine kadar, dernek başkanımız Haydar Bey’e bildirimde bulunmaları gerekmektedir. Siz saygı değer üyelerimize önemle duyurulur. Tel : 0532 271 4358Derneğimiz tarafından köyümüze düzenlenecek olan gezi için 28/07/2015 (Salı) tarihinde saat 17:00 de Dernek binamızın önünde otobüs hareket edecektir. Gezi 10 gündür ve ücreti kişi başı 300 TL dir. Geziye katılmayı planlayan dernek üyelerimiz en geç 01/07/2015 tarihine kadar, dernek başkanımız Haydar Bey’e bildirimde bulunmaları gerekmektedir. Siz saygı değer üyelerimize önemle duyurulur. Tel : 0532 271 4358
Ana Sayfa Tarihçe Coğrafi Yapı Genel Sosyal ve Kulturel Yapı Derneğimiz İletişim

         Köyümüzün 1980’li yıllara kadar geçim kaynağı tarıma ve hayvancılık’a dayalıydı. Bu dönemde yaz aylarında buğday, arpa, çavdar, yonca, goringa yetiştiriliyordu. Hayvancılıkta küçük ve büyük baş hayvancılığı yapılmaktaydı ve bunlara bağlı olarak ta köyümüzde tadına doyamadığımız  yağ, peynir,kaymak, çökelik vb süt ürünlerinden de yararlanılmaktaydı. Fakat 80’li yıllardan başlayarak tarımda daha yüksek oranda olmak üzere köyümüzün bu iki geçim kaynağı göçlere bağlı olarak azalma göstermiştir.

 

Köyümüzde yerleşik hayatın yoğun olduğu dönemlerde yaz yalarında tarım ve hayvancılıkla uğraşan insanlarımız kış aylarında zamanlarını farklı şekilde değerlendirilerdi. Gençlerimiz evlerinin bacalarında aşık oyunları oynarlardı. Veya belli bir büyüklükte daire çizilerek belirli bir mesafeden o dairenin içine madeni para atmaya çalışarak eylenirlerdi. Çır oyunu oynanırdı. Çelik çomak, korc, saklambaç vb. oyunlar  oynanırdı. Yılbaşı günlerinde Fattık yapılırdı. Belirli malzemeler toplanıp babuko yapılırdı. Gençler toplanarak büyük bir keyifle, davul zurna eşliğinde halaylarla  düzenledikleri eylencede babukoyu afiyetle yerlerdi. Aile büyükleri de köy odalarında toplanarak sohbetlerini yaparlardı. Birbirlerinin sorunlarını neşelerini paylaşırlardı. Yaz aylarının eğlencesi de yağmur yağmadığı zaman gelenek haline gelmiş olan çocukların düzenlediği ağaçtan (sakoğuldan)  gelin yaparak evleri gezme oyunu vardı. Çocuklar ağaçtan yani sakoğuldan yaptıkları gelin ile evleri gezerek yağ ve un toplarlardı. Evlerden inanışa göre yağmur yağması için bakraçlarla çocukların üzerine su serpilirdi. Çocuklar da bu ıslanmanın ardından topladıkları un, yağ, şekeri köyün büyükler,nden birine helva yaptırarak neşe içinde yerlerdi.

 

 

 

Eğitim ve Öğretim 1966 yılına kadar köyümüzde yok denecek düzeyde idi. 1966 yılında eğitim köyümüze gelmiş olup 2 yıl köy odasında eğitim  ve öğretim sağlanmıştır.. Köy odasında ki eğitim de yer sıkıntısı yüzünden sınırlı öğrenci ile yapılabilmiştir. 1967 yılında şu an köyümüzde mevcut olan okulumuz yapıldı. 1967-1968 öğretim yılında da okul ortamında eğitim-öğretim düzeyine geçilmişti. O da yine 5 sınıfın bir arada okutulması,tek öğretmen olması vb. nedenlerle çok ta iyi olmayan bir eğitim süreci yaşanmıştır.  Ayrıca  eğitim köyümüzde ilk okulla sınırlı kaldığı için imkanı olamayan bir çok insanımız okuma fırsatını da yakalayamamıştır. Okuyabilen kesim de ya yakınlarının yanına giderek ya da göçe bağlı olarak okuyabilmiştir. Bugünse yerleşik hayatın bitmesi ve nüfusun ciddi oranda azalmasına bağlı olarak okulda eğitim durmuştur.

 

Sağlık hizmeti açısından köyümüz hiçbir kuruma sahip olamamıştır. Hastamız olduğu zaman kış aylarında çok zor şartlarda sırtlarımızda veya at ile  Günbatır ’a veya Özlüce ’ye  (Süpenezat ‘a) ulaştırarak oradan ancak çoğunlukla kamyon vasıtası ile  hastanelere ulaştırabiliyorduk.

 

Yol açısından da maalesef köyümüz 1970’ li yıllardan itibaren rahata kavuşmuştur. Onun öncesinde sadece Kağnı arabası ile veya daha da eskilerde yaya olarak ulaşım sağlanmakta idi. Erzincan veya İstanbul’a gitmek veya buralardan köye dönmek için kışları yaya olarak Sipikor dağlarından karları yararak sırtlarında çantaları ile yolculuk yapmak zorunda kalan büyüklerimiz olmuştur. Yaz döneminde de çoğunlukla yaya olarak veya nadiren at veya kağnı arabası ile ihtiyaçlarını alabilecekleri bölgelere (Erzincan veya Kelkit)  gitmek zorunda kalmışlardır. Gurbete yolculuklar da çoğunlukla bu şekilde olmuştur. Köyümüze yolun yapılması ulaşımı rahatlatmıştır. Bugün kış aylarında da çok fazla kar yağmadıkça, yollar kapanacak düzeye gelmedikçe ulaşım sağlanabilmektedir. Yolların kapanması da eskiden olduğu olduğu kadar uzun sürmemektedir.

 

Elektrik 1980’li yıllarda köyümüze gelmiştir. Onun öncesinde gaz lambaları ile aydınlatma yapılmaktaydı. Herhangi bir haberleşme aracı da bulunmamaktaydı. Haberleşme ancak mektup yolu ile sağlanmaktaydı. O da aylar süren bekleyişin ardından olabiliyordu.  Bugün köyümüz ile telefon vasıtasıyla haberleşebilmekteyiz.

 

Köyümüzün bugüne kadar ki gideremediği iki sorun su ve altyapının oluşturulamamış olmasıdır. Bugün hala köyümüzde evlerde su bulunmamaktadır. İnsanlarımız hala çeşmelerden su taşıyarak işlerini görebilmektedirler..